Jeanneau NC11 Sahibi İzzet Altay

Ben İzzet Altay, Akdeniz'in ortasında, Girit adasından, mübadil olarak, Ayvalık'ın Cunda adasına yerleştirilen bir ailenin tek çocuğu olarak Cunda adasında dünyaya geldim.

“Biraz kendinizden bahseder misiniz?”

Fairline
Annem İsmet Altay Cunda adasının cici annesiydi, birçok gazete ve mecmuada röportajları yayımlanmış ve hayatı birçok filme konu olmuştu. En son 1999 yılında Girit'te Maria Mavriku'nun çevirdiği “To Taksidi” (bilinen seyahat) adlı belgeselde annem ve ben belgeselin ana konusuydu. Bu belgesel birçok dile çevrilerek dünya televizyonlarında yayımlanmıştır. Ayrıca İstanbul filim festivalinde, Abdi İpekçi Barış ve Dostluk ödülüne de laik görülmüştür. İlkokulu Cunda adasında, ortaokul ve liseyi Ayvalık'ta okudum. Üniversite tahsilimi İzmir'de yaparak Makine Mühendisi olarak mezun oldum. Bir süre İzmir'de çalıştıktan sonra, kısa dönem yedek subaylık hizmetinden sonra Ayvalık'a döndüm, serbest makine mühendisi ve inşaat müteahhidi olarak çalışmalarımı sürdürdüm. Ailem Girit'te Yunanlılar birlikte yaşadıkları için evde genelde Yunanca konuşuyorlardı ben onlardan Yunancayı öğrendim ve konuşuyorum. Nilgün Altay'la Evliyim, evli iki kız babasıyım, dünya tatlısı üç torunum var, biri de yolda geliyor, hayırlısıyla bekliyoruz. İşlerimi hafiflettim Allah sıhhat ve sağlık verirse bundan sonara zamanımın büyük kısmını stressiz bir ortamda, yani denizlerde geçirmek istiyorum. Bence bu da dünyanın en güzel yaşam biçimi olduğunu iddia ediyor ve tavsiye ediyorum.

“Denize olan merakınız nasıl başladı?”

Daha ilkokula gidiyordum, akrabamız Albay Rıfat beyin dıştan takma motorlu bir sandalı vardı onunla balık avlamaya gidiyorduk. O tarihte balık çok boldu bir saatte bir kapaklı sepet mercan, istavrit ve uskumru yakalıyorduk. Yakalanan balıkların çoğunu ben yakalıyordum. Bu da benim, çok hoşuma gidiyordu böylece kopmamak üzere denize bağlandım. Artık denizsiz ve teknesiz yapamıyordum. Daha sonra kendime ait sandallarım oldu, fırsat buldukça balıkçılığın her çeşidini yaptım. Çok çeşit ve iri balıklar yakaladıkça deniz artık benim için vazgeçilmez bir tutku haline geldi.

“Jeanneau marka tercihiniz nasıl netlik kazandı?”

Denizcilik hayatımda, biri yelkenli olmak üzere üç sandal ile iki motor yat sahibi oldum. Böylece sonunda nasıl bir motor yat sahibi olmam gerektiğini çok iyi biliyor hale geldim. Yani bilinçli bir tüketici oldum. Bugüne kadar kullandığım teknelerin tamamı ahşap teknelerdi. Ahşap teknenin bakımı çok zordur ve masraflıdır bir de usta sıkıntısı vardır. Çünkü balıkçı teknesi ustası ile yat ustası farklıdır. Bulunduğunuz yörede yat Ustası yoksa tekneyi rezil eder, zevki eziyete dönüştürürsünüz. Ben bütün bu söylediklerimi yaşadım. Onun için marka ve polyester bir tekne almaya karar verdim. Çok ciddi araştırmalar yaptım bütün markaları bire bir inceledim. İki yıl boyunca karadaki ve denizdeki boat show fuarlarını eşimle birlikte gezdik. 2015 fuarını gezerken Karina yatçılığın pavyonunu ziyaret ettik, orada tekne sunumlarını yapan Derviş Korkunal ile karşılaştık. Yanımda damadım ve babası da vardı onlarda bir tekne almak niyetindeydiler. Derviş' in sıcak, samimi ve güvenilir sunumundan çok etkilendik, teknelere alıcı gözüyle bakmaya başladık. Ben incelemelerimi NC11 üzerinde yoğunlaştırdım. NC11 de var olan özellikler, tam aradığım özelliklerle bire bir uyuşuyordu. Bundan sonra kalite ve diğer donanımları da inceledim aradığım tekneyi buldum dedim. Şimdi, Sevgili kardeşim Derviş'in sayesinde bir Jeanneau NC11 sahibiyim ona teşekkür ediyorum, çok memnun ve mutluyum tavsiye ediyorum. Damadım da babasıyla bir Jeanneau Merry Fisher 855 aldılar.

“Tekne ile yaptığınız yolculuktan bahseder misiniz, keyif aldınız mı?”

Tekne ile yaptığımız yolculuklarda, zaman zaman 4-5 bft şiddetinde rüzgârla karşılaştık, dalgayı pruvadan aldığımızda teknenin yapısı itibariyle dalgaya dalmadığını ve serpinti almadığını, dalgayı bordadan aldığımızda teknenin yalpaya düşmediğini gördük. Netice itibariyle, teknenin iyi bir denizci tekne olduğunu anladık. Sakin havada, 3000-3300 devirde trim’e kalktığını yağ gibi akıp gittiğini, 330 millik mesafede 750 litre motorin yakarak ekonomik olduğunu ve büyük bir keyif verdiğini yaşadık.

“İlk defa tekne alacaklara tavsiyeleriniz nelerdir?”

A - Evli iseniz mutlaka eşinizin denizi sevmesi ve denizden zevk alması çok önemli. B - Tekne için ayırdığınız bütçe limitli ise ve tekneyi kendiniz kullanacaksanız mutlaka küçük tekneden başlayın deneyim edindikçe büyütürsünüz ve bilinçli tüketici olursunuz. C - Teknenin esası ahşaptır, ancak ahşap teknenin devamlı bakıma ihtiyacı vardır ve masraflıdır. Mümkünse marka polyester bir tekne alınız. D - Kullanacağınız amaca uygun tekne alınız. E - Dilediğiniz zaman zarar etmeden elden çıkarabileceğiniz bir tekne alınız. F - Tekneyi bağlayacağınız yeri önceden temin ediniz. Bağlama masraflarından kaçınmayınız. G - İmkânlar limitsiz ise profesyonel kaptanların tavsiyelerine göre hareket ediniz. Önce güven içinde olabileceğiniz kaptanı bulunuz sonra tekneyi satın alınız. H - Genel tavsiyem daima denizden korkunuz, denizin şakası yoktur.

Paylaş